Aşağıdaki parça, Koçaklamalar adlı kitaptan alınmıştır.
………
Oğuz’un, şu yalan dünyaya gelmesi
Sadece Tanrı vardı.
Tanrı’dan başka hiçbir şey yoktu.
Tanrı dünyayı yarattı.
Dağı , ovayı, yamacı, sarpı, düzü, tümseği, suyu, toprağı, havayı yarattı.
Dünya içinde çok hayvan, bitki yarattı.
Atı, deveyi, sığırı, koyunu, kartalı, doğanı, çınarı, gürgeni, meşeyi, akçaağacı, karacaağacı, andızı, papatyayı, çimeni, yarpuzu yarattı.
Yenmeyecek yemek, pişmese daha iyi.
Koklanmayacak çiçek, bitmese daha iyi.
Başa alınmayacak börk, dikilmese daha iyi.
Dize geçirilmeyecek potur bezi, kesilmese daha iyi.
Görülmeyecek dünya, yaratılmasa daha iyi.
İşte her bir şeyi hiç yoktan var etti, değeri bilinsin diye.
İnsanoğlunu, milletleri, her bir şeyin değerini bilsinler diye yarattı.
Nimetin değerini bilmeyen insan mıdır, değil elbet.
Yiyip içip düşünmeyen insan mıdır, değil elbet.
Gökçek Tanrı herkese hazinesinden ihsan etsin, dışı insan olanın içini de insan etsin.
Gökçek Tanrı milletleri çeşit çeşit, türlü türlü, cins cins yarattı.
Cins cins yarattı birbirlerini bilsinler diye
Türlü türlü yarattı yaratanın kudretini görsünler diye
Milletlerden nice erdemli, mert; nice sinsi millet yarattı.Yüzlere bakıp herkese insan demeyesin ey oğul!
Tanrı insanları erkekli dişili yarattı.
Birbirlerine dayansınlar, güvensinler, kıvansınlar diye erkekli dişili yarattı.
Erkeklerden nice gürbüz, yakışıklı, civan er oğlu erler yarattı.
Kadınlardan nice gönül alıcı, göz alıcı, ay parçası, gökçek güzel yarattı.
Gün yüzüne çıkmış tüm güzellikler onun cemalindendir.
Gün yüzüne çıkacak tüm güzellikler onun cemalindendir.
Cemaline kurban olduğumuz Gökçek Tanrı’m.
Varlığına şükretmeyen cennete konur mu? Konmasa gerek.
Tanrı adını anmayan yaralı yürek onar mı? Onmasa gerek.
Yanan yürek Tanrı zikri olmadan kanar mı? Kanmasa gerek.
Mert milletlerden biri Türk milletiydi, Türk milleti hilesizdi, bahadırdı.
Bahadırlığına denk yok idi, hâlâ da yoktur ya!
Ona muhtaç millet çok idi hâlâ da çoktur ya!
Gönül alıcı güzellerden biri de Ay Han idi.
Ay Han, adı gibi aydı, aydındı.
Ay Han alımlı bir âhuydu.
Ay Han, Tanrı’nın övüp yarattığı bir ay parçasıydı.
Ay Han, bakmaya gözlerin dayanmadığı bir güzeldi.
Ay Han, gökyüzünün hayran olduğu bir gökçekti.
Ay Han, yeryüzünde gezen ayaklı bir melekti.
Elvan elvan kanatlı bir kelebekti.
Başka hiç güzellik olmasa dünyada, o yetecekti.
……….
