Bungalov
Arkadaşlarla yine bir Balkan gezisindeyiz. Kırtasiyeci Arif Abi, Toptancı Mehmet, Bankadan Sami diye gençten bir delikanlı, başka kim vardı yaa, her neyse! Arada yaparız böyle, Bulgaristan, Macaristan falan.
Budapeşte yakınında bir tatil köyündeydik. Ağaçların arasında kütükten evler. Mangal mangal üstüne, sohbetin gözüne gözüne vuruyoruz. Sigaramız içkimiz yok arkadaş, harama uçkur çözmedik, çözmeyiz evelallah! Bi yeriz pir yeriz amma! Yeme içme deyince geri dur! Ona da dokunmayın artık! Göbek oluyormuş, olsun; evin yakışığı balkon, erkeğin süsü göbek!
Küçük bungalovlarda kalıyoruz. Tam bir kır hayatı. Kamp kurmuşuz izciler gibi. Yemeği bulaşığı nöbetleşmişiz.
Gece nöbeti de tutuyoruz. Gece bir-üç nöbeti bende. Bungalokun önündeyim. Millet yattı. Kaldım mı tek başıma. Ormandan kurt ulumaları, puhu sesleri geliyor. Korkmadım desem yalan olur, gecenin bi vaktinde hayvan haşeratla yalnız başıma kaldım, kim olsa tedirgin olur abiciğim! Bangalava girsem mi dedim, vazgeçtim.
Cevşen okumak düştü aklıma iyi mi! Bir bab, iki bab derken bir esinti çıktı serin gecede, ormanı aldı bir yaprak uğultusu. Uğğ uğğ diyor ağaçlar gıcığına. Erkeksen korkma! Tek desteğim bangalodan gelen horultular. Ben bablara gömüldüm, sesler üstüme üstüme geliyor. Bir zincir şıkırtısı. Yaklaşıyor gibi. Bangalakların önündeki tabelalardan mı dedim, yok; çöp kutuları mı desem değil. “sübhaneke yaa laa ilahe illaa”lar bir bir geçiyor ben hızlanıyorum, sesimi yükseltiyorum, şıkırtı inadına yaklaşıyor gibi.
En son yan tarafımda bir ıslak soluk hissettim. Geri dönüp baktığımda dana gibi bir köpek arkasını bangalevin kapısına vermiş nemli burnuyla karşımdaydı. Ben ona bakıyordum o da bana. N’aptığımı napacağımı bilemedim. Tutmuşum cevşeni burnuna. Köpek bi cevşene bakıyor bi bana, bi cevşene bi bana. Yakıştıramadın mı be demişim içimden. Sonra çok güldük buna. Ama ter akıyor sırtımdan yol yol vallahi! İnsaflıymış hayvancağız, bıraktı beni öylece, uzaklaştı gitti. O köpekle sonra ahbap olduk bayağı. Atıyoruz getir diyoruz getiriyor. Otur deyince oturuyor, sohbetimizi bırakmadı. Az daha kalsaydık bizimle kitap da okuyacaktı hayvan, bungalotun önündeki masada.
Gönderen: seyapar | Mayıs 14, 2009
Bungalov
Uncategorized kategorisinde yayınlandı